YÖK, ÜAK ve Üniversiteler Paydaşlarına Değer Vermeli

            YÖK ve ÜAK’da Türk Akademisi ile ilgili önemli kararlar alınmakta, bu kararlar kanuna veya diğer alt mevzuatlara dönüşmektedir. Ancak ne yazık ki bu kararlar alınırken çağa, ülkemizin standartlarına ve paydaşların görüşlerine nadiren değer verilmektedir. Bunun en iyi örneği kalkacak denmesine rağmen kaldırılamayan doçentlik sözlü sınavıdır ve ne yazık ki dama çıkanın merdiveni attığının en büyük kanıtlarındandır. Profesörlere performans önerisi meclisimizin eğitim komisyonunda yine profesör hocalarımızın şiddetli itirazları ile reddedilirken “kalite” gibi somut karşılığı olmayan kavramlar altında diğer bütün kadrolara birçok sorunlar yüklenmektedir. Bunun en büyük sebeplerinden biri YÖK’de profesör dışındaki kadroların temsilinin neredeyse hiç bulunmamasıdır. Elbette akademik camianın son unvanı profesörlüktür ve herkes alt aşamaları sebat ederek geçtikten sonra buraya ulaşmakta ve kendi döneminin sorunlarını yaşamaktadır. Yine de dama çıkanın merdiveni attığı ülkemizde, her dönemde temsilin önemi ortaya çıkmaktadır. Demokrasilerde ve kurullarda olması gereken, her paydaşın, mevcut durumda her unvanın, kendilerini ve geleceği nasıl gördüklerini açıklayabilmesi için yeterli sayıda temsilcisinin buralarda bulunması gerekliliğidir. Bu durum üniversitelerde doçentlik sözlü sınavı yapılıp yapılmayacağı konusu özeline indirgendiğinde de yine balık baştan kokar misali paydaşlara danışılmama sorununun yaşanacağının habercisidir ve akademisyenlerde böyle düşünmektedir. Sendikamız tarafından yapılan ankette, katılan akademisyenlerin yalnızca %1’inin üniversitelerin adaylara danışarak karar alacağını düşündüğü görülmektedir.

Türk akademisinin ancak ortak aklın ürünü olacak, mantıklı, ülkemize ve çağa uygun kararlar ile gelişebileceğini tekrar hatırlatıyor, tüm karar mercilerini paydaşları ile birlikte karar almaya davet ediyoruz.

Saygılarımızla

Dr. Vahdet ÖZKOÇAK
Genel Başkan