Yeni YÖK Yasası ile Yardımcı Doçentlik Kadrosu Kalkmalı!

            Türk Akademisinin belki de en büyük sorunlarından birisi mobbingdir. Baskı, birçok sebeple meydana gelse de güvencesiz çalışma ve her seferinde yeni kadro açılması gerekliliği ne yazık ki mobbingin temel sebebidir. Yeni YÖK reformu ile artık bu durum düzeltilmeli, akademisyenlerin en verimli yıllarını psikolojik baskı ile geçirmesine sebep olan sorunlar ortadan kaldırılmalıdır. Bu bağlamda en önemli isteklerimizden biri akademik şartları yerine getiren her akademisyenin yeni bir kadro arayışına gerek kalmaksızın doğrudan  bir üst kıdeme ve özlük hakkına aynı anda geçirilmesidir. Örneğin doçentlik payesini başarılı bir şekilde alan bir akademisyen doçentlik kadrosu için de arayışa girmemeli, unvan ile birlikte kadrosunu ve özlük haklarını da almalıdır.

            Bu noktada diğer bir önemli nokta da birçok ülke akademisinde bulunmayan “Yardımcı Doçent” kadrosunun gereksizliğidir. Doktorası bitiren her akademisyen “Dr. Öğretim Elemanı” olarak atanmalı, ayrım doktoralı ve doktorasız olarak yapılmalıdır. Mevcut durumda Yardımcı doçentlik ile Dr. Öğretim Elemanları arasındaki tek fark kadroyu alabilenler ve alamayanlardır. Artık yardımcı doçent kadrosu kalkmalı, Dr. Ünvanını alan her akademisyen yine otomatik olarak ders verme, yeşil pasaport, maaş artışı ve proje yazma, özlük haklarına kavuşmalı ve öğretim üyesi olarak görülmelidir. Bu durum ülkemizi birçok gereksiz bürokrasiden ve psikolojik baskılardan kurtaracak, akademiyi teşvik edecek, haksızlıkların önüne geçecektir.

            Türk akademisinin bir üst noktaya geçebilmesinin önündeki en büyük engellerden biri olan bu kadro sorunlarının çözümü noktasında yetkililere çağrı yapıyor ve desteklerini bekliyoruz.