Üniversitelerimizin Kanayan Yarası: Eş ve Sağlık Durumu

            Ülkemizdeki mobilite eksiklikleri ve kadro ilanlarında ki uzun prosedür ne yazık ki başta akademisyenlerimiz olmak üzere tüm üniversite personelinin geleceğini görmesini ve aile kurmasını ne yazık ki güçleştirmektedir. Birçok üniversite personeli ne yazık ki toplumumuzun temel taşını oluşturan aileyi fiiliyatta hayata geçirmekte çok zorlanmaktadır. Kamu sektöründe çalışan hemen hemen tüm personel için aile bütünlüğü ve sağlık gereksinimleri gibi bazı özel durumlarda pozitif ayrımcılık olarak bakabileceğimiz özel haklar tanınmıştır. Zorunlu hizmet taşınması durumu hariç bu özel haklardan faydalanamayan ender meslek kollarından biri akademisyenliktir. Özellikle eş ve sağlık durumu gibi zarureti belirli şartlar ile kanıtlanmış hallerde, geçiş yapılacak üniversitenin asgari şartları da sağlanıyor ise kadro ilanına gerek kalmadan naklen geçiş hakkı olmalı ve insanların aile birliğini kurmasının ve ender hallerde gerekli olabilecek iyi sağlık şartlarına ulaşmasının önündeki engeller kaldırılmalıdır. Günümüzde belki de binlerce akademisyen özellikle eş durumundan mağdur durumdadır ve günleri aile birlikteliklerinin yıkılmaması için, çocuklarını görebilmek için yollarda geçmektedir. Bu şekilde yaşayan bir akademisyenin verimli olmasının beklenmesi mümkün değildir. Bu imkanın sağlanması hem kurumlara, hem akademisyenlerimize hem de ülkemize birçok yönden fayda getirecektir. Hem ebeveynler hem de yeni yetişen nesillerimiz için aile birlikteliğinin sağlanması bir ihtiyaçtan öte ülkemize faydası gereği zorunluluktur. Artık bu konunun tartışılması için gerekirse çalıştaylar düzenlenmeli ve tüm paydaşların katılımı ile herkesi memnun edecek bir çözüm bulunarak bu sorun tarihe gömülmelidir.

Saygılarımızla

Dr. Vahdet ÖZKOÇAK
ÖGESEN Genel Başkanı