KHK ile ÖYP’lilerin 50d’li Olması Ne Kadar Adil?

Ne yazık ki bugün (02.09.2016) itibari ile yayınlanan 674 sayılı KHK ile bütün ÖYP’li araştırma görevlileri 2547 sayılı kanunun 33/a maddesinden 50/d maddesi kapsamına geçirilmiş ve adeta kurunun yanında yaş değil yaşın yanında kuru yanmıştır. Binlerce masum genç akademisyen yine mağduriyetler, işsizlik, mobbing ve daha birçok sorunla yüzyüze kalmıştır. Devletimizin en yetkili ağızlarından birçok kez masum insanlara zarar verilemeyeceği söylenmesine rağmen senelerdir süregelen süreçte birçok hakkını kaybeden ÖYP’liler artık 33/a kadrolarını da kaybetmişlerdir. Elbette bu kadroları haksız işgal edenler var ise görevlerinden alınmalı ve gerekli yaptırımlar uygulanmalıdır. Ancak herkesin aynı kefeye konduğu bu karar ile suçlu suçsuz ayrımı yapılmamış, herkes mağdur edilmiştir. Nasıl ki 2010 KPSS ile atanan herkes soruların çalınmasından sorumlu değil ise bütün ÖYP’lilerde yapılan hatalardan sorumlu değildir. YÖK’ün isteği üzerine yapıldığını düşündüğümüz bu değişiklik FETÖ’nün değirmenine su taşımış, binleri mağdur etmiştir. YÖK basiretsizliğini bir kez daha göstermiş, FETÖ’nün elebaşı olan insanlar ile uğraşmak yerine masum araştırma görevlilerine diş geçirmiştir. Bu çok mühim hatanın siyasiler ve yetkililer tarafından acilen fark edilerek düzeltilmesini talep ediyor, bu mağduriyetler giderilene kadar ÖGESEN olarak her türlü girişimi yapacağımızı bildiriyoruz. ÖYP’lilerin kadro tiplerinin değiştirilmesi FETÖ ile mücadeleye ne gibi bir katkı sağlayacaktır? 33/a kadrosunda yapılamayan hangi uygulama 50/d’de yapılacaktır? Bunun tek cevabı mobbingdir. Egodur. Umuyoruz bu anlamsız karar en kısa zamanda düzeltilir, çürük elmalar bireysel olarak ayıklanır ve aileleri ile birlikte yüzbinlerce insanın mağdur olmasının önüne geçirilir. Bu vesile ile YÖK’ün lağvedilmesinin ve kayyum atanarak yeni bir sisteme geçişin ne kadar gerekli olduğunun anlaşıldığını umuyoruz.

 

 

Saygılarımızla

 

 

Vahdet ÖZKOÇAK

Öğretim Elemanları Sendikası (ÖGESEN)

Genel Başkanı