Akademik Personellerin Eş Durumu Tayini, Akademik Askerlik Hakkı ve Akademik Dil Sınavından Faydalanmaları Konuları

Genel Başkanımız Sayın Vahdet Özkoçak Akademik Zam ile beraber yürütmüş oldugu Akademik Personellerin Eş Durumu Tayini, Akademik Askerlik Hakkı ve Akademik Dil Sınavında Faydalanmaları Konuları hakkında görüşmelere devam etmiş ve bir çok millet vekilinden destek almıştır. Bu desteklerden biri de Balıkesir Millet Vekili Sayın Ahmet Duran BULUT meclis konuşmasında desteklerini açıklamıştır.

Balıkesir Millet Vekili Sayın Ahmet Duran BULUT’ un

651 SIRA SAYILI YÜKSEKÖĞRETİM PERSONEL KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI ÜZERİNE TBMM’DE YAPMIŞ OLDUĞU KONUŞMA

Yükseköğretim Kanunu’nda değişiklikle ilgili, üniversite ve yüksekokullardaki personelin, öğretim görevlilerinin, araştırma görevlerinin maaşlarını, mali durumlarını iyileştirme adına getirilen bu teklifin 1’inci maddesinde verdiğim önerge üzerine görüşlerimi arz edeceğim. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Anadolu’nun her tarafına yayılan, neredeyse her ilde -bazılarında birkaç tane- olan üniversitelerimiz Millî Eğitim Bakanlığı çatısı altında artık yönetilemeyecek bir boyuta ulaştı. Millî Eğitim Bakanlığı ortaöğretim, ilköğretim, genel eğitim üzerinde, örgün ve yaygın eğitim üzerinde faaliyetlerini sürdürürken artık YÖK çatısı altında üniversitelerin yönetilemeyeceği, öğretim görevlilerinin sorunlarının, üniversitelerin yapılarının, üniversite öğrencilerinin ihtiyaçlarının… “Yükseköğretim bakanlığı” adı altında bir bakanlık şekline dönüştürülmesi gerekmektedir. Ancak o çatı altında bunlara çözüm bulunabilinir. 725 lira ile 835 lira arasında öğretim görevlilerine bir destek veriliyor. Bu destek görevdeyken alınıyor, emekliliklerine yansımıyor. Takdirlerinize sunarım, bugün Anadolu’nun en ücra yerlerindeki üniversitelerde eleştirileri görüyoruz. Üniversitelerimiz “Bir müdür, bir mühür.” anlayışıyla, ekonomik çıkarlar düşüncesiyle “Eğitimin seviyesi, boyutu artsın.” diyerek yapılan, açılan üniversiteler maalesef değil. İşte eğitimde dünya sıralamalarında geldiğimiz nokta ortada. Bunun kalitesinin artması için öğretim görevlisinin ekonomik düşüncesini geride bırakması gerekmektedir. Kendisinin araştırma yapabilecek imkânlara sahip olması gerekir. Türkiye’de üniversite hocalarının durumlarını iyileştirirken ortaöğretimde, ilköğretimde görev yapan öğretmenlerimizin durumları çok mu iyi? Onlar da çok zor durumdalar. Ancak bugünkü konumuz yükseköğretimdeki bu iyileştirme olduğu için, uzun zamandan beri haklarında, durumlarında iyileştirme yapılmayan, özlük haklarında birçok sıkıntılar çeken, eş durumu tayinlerini bir türlü yapamayan, farklı üniversitelerde talepleri, kabulleri gerçekleşmeyen, aile birliği sağlanamayan birçok görevli buna çözüm bulamamakta. Bütün bunların gerçekleşmesi adına devletin, devleti yönetenlerin ülkenin gerçekleri doğrultusunda hareket ederek bunları çözmesi gerekir. “Türkiye büyük ülke, imkânları çok büyük.” deniyor ama bu büyük ülkenin imkânları öğretim görevlilerine, öğrencilere, Anadolu’daki üniversitelere maalesef gitmiyor.

İşte, kazalarda hayatlarını kaybeden, maden kazalarında ömürlerini kaybeden insanlarımız hakkında bahsederken imkânsızlıklardan bahsediliyor. Oysaki ülkenin kaynaklarını biraz hovardaca harcayan… Şu bakanlıkların şatafatlarına bakıyorum, aldıkları arabalara bakıyorum, arabaların fiyatlarına bakıyorum, dünyanın neredeyse hiçbir ülkesinde böyle bir şatafat yoktur. İngiltere’yle kıyaslayın, Almanya’yla kıyaslayın, resmî araç sayısı itibarıyla dünyada Türkiye en ön sırada. Sayın Cumhurbaşkanı yemine bir geldi, Mercedeslerini sayamadım. Böylesine bir sayı içerisinde şunu ifade etmek istiyorum: Muaviye bir saray yapmış, çok muazzam bir saray, hırsının, ihtirasının kalesi. Ebuzer’e sormuş, nasıl beğendin mi sarayı mı? “Vallahi kendi paranla yaptıysan israftır, milletin parasıyla yaptıysan haramdır.” demiş.

 

 

Kaynak ve görüntü için : https://www.facebook.com/video.php?v=10203351798979907